MENOPOZ HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER

Herkese merhaba! 

Ben uzman fizyoterapist Burçin Özyürek. 2014 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde lisans eğitimimi, 2019 yılında da Hacettepe Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Lisans mezuniyetinden sonra özel hastane ve kadın doğum kliniğinde fizyoterapist olarak ve bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştım. Şu an Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pelvik Taban Merkezi’nde uzmanlık alanım olan pelvik taban rehabilitasyonu alanında çalışıyorum. Aynı zamanda da Biruni Üniversitesi’nde doktora eğitimime devam ediyorum. Bu hafta egzersiz atölyesinde menopoz dönemini konuşacağız.

Amerikalı istatistikçi Louis Dublin 1928 yılında, ortalama insan ömrünün en fazla 65 yıl olacağını öne sürmüştü ancak ortalama yaşam süresi 20.yy’dan bu yana düzenli olarak artmaktadır [1]. Şimdi ise; 2030 yılında insan ömrünün 90 yılı aşacağı söylenmekte [2]. 50 yaş civarında ulaşılan menopoz dönemi göz önüne alındığında, 90 yıllık yaşamın %44’ü menopoz ile ilişkili olarak geçirilecek demektir. Durum bu kadar önemliyken, gelin birlikte menopoz dönemini mercek altına alalım.

Yunan kökenli bir kelime olan menopoz, men (ay) ve pausis (kesilme) kelimelerinden türetilmiştir. Menopoz, hayatın normal bir aşamasıdır ve adet döngülerinin sonunu işaret eden bir zamandır. Son menstruasyon periyodundan sonra, adet dönemi olmadan geçirilen 12 ay sonunda tanımlanır. Ortalama görülme yaşı 51’dir ancak hem bilinmeyen sebeplerle doğal bir şekilde hem de hastalık, ameliyat, radyoterapi veya kemoterapinin bir sonucu olarak daha erken de görülebilmektedir [3]. Siyahi kadınlar ise 2 yıl daha erken, ortalama 49 yaşında menopoza ulaşmaktadır [4]. 

Bu dönemde başta endokrin olmak üzere birçok sistemde değişiklikler meydana gelir. Premenopoz, menopoz ve postmenopoz olarak adlandırılan dönemlerde, overlerden östrojen salınımının azalmaya başlamasıyla beraber birçok semptom görülür. Sıcak basmaları ve gece terlemeleri, menopozun en sık görülen semptomlarıdır. Bu şikayetler, periyotlar bitmeden başlamasına rağmen, en son görülen menstrual periyottan sonra 1 yıl içinde en yüksek seviyesine ulaşır [5]. Birleşik Krallık, ABD, Avustralya ve Japonya’dan alınan verilere göre, ortalama yaşı 50 olan 21312 kadının %40’ının vazomotor semptomlar yaşamakta olduğu bulunmuştur [6]. Diğer menopozal semptomlar; uyku bozukluğu, yorgunluk, kısa dönem hafızada zorluk, sinirlilik, duygu durum bozuklukları, kas ve eklem rahatsızlıkları, osteoporoz ve üriner semptomlar sayılabilir. Üriner semptomlar arasında menopoz döneminde en sık görülen şikayet ise; idrar kaçırmadır. Öksürme ya da hapşırmayla veya aniden koşarak tuvalete giderken kaçan sızıntılar idrar kaçırma olarak adlandırılır. Bir damla bile olsa istemsiz gelen sızıntılar normal değildir ve mutlaka tedavi edilmelidir. Ek olarak, etnik köken ve ırklar arasında da semptomlar açısından farklılıklar bulunmaktadır; siyahilerde şikayetler, beyaz ırk ve Asyalılara göre daha şiddetli olmaktadır. Bunların dışında sigara içmek ve obezite de semptomların şiddetini arttırabilmektedir. Menopozdan önce koroner arter hastalıklarının görülme riski düşükken, menopozdan sonra bu risk arttığı bildirilmiştir [7].

Menopoz döneminde yaşanan semptomlar, kadının hayat kalitesini çok fazla etkilemektedir. Semptomlarla uğraşmak bir yana, iş hayatında da bazı olumsuz durumlarla baş etmek zorunda kalmaktadırlar. 2016’da yapılan bir çalışmada menopozal şikayetler yaşayan kadınların, aynı yaş grubunda ama şikayet yaşamayan kadınlara göre iş veriminin 8.4 kat daha fazla etkilendiği ve işten ayrılma riski altında oldukları ifade edilmiştir [8]. Haziran 2021’de Avrupa Menopoz ve Andropoz Birliği global bir konsensus yayınladı. Bu yayında işverenlere ve kadınların çalışma arkadaşlarına da bazı öneriler sunmuşlardır. Kadınların, iş yerinde bu konuların tabu olmasını istemediği ve herkesin menopoz ve beraberinde gelen semptomlarla ilgili farkındalıklarının olmasını istediğini ifade etmişlerdir. Esnek çalışma saatinden tutun, hava alan pamuklu forma ve giysiler, soğuk suya erişim, masaüstü fanlar, ortamın ısı ayarının revize edilmesi ve temiz tuvalete kadar bazı öneriler verilmiştir [9]. 

Her yıl 18 Ekim’de “Dünya Menopoz Günü” kutlanmaktadır. Bu günün amacı, menopoz hakkında topluma farkındalık yaratmak ve sağlık ve iyilik halini geliştirmek için mevcut seçenekleri desteklemektir. Aynı zamanda Uluslararası Menopoz Birliği, Ekim ayını “Menopoz Ayı” olarak ilan etmiştir. Bu kapsamda 2021 yılında menopozla ilgili ana tema; “kemik sağlığı”.  

Menopoz döneminde kemik sağlığı denince akla ilk osteoporoz gelir. Osteoporoz kelime anlamı olarak ‘gözenekli kemik (porous bone)’ anlamına gelmektedir. Kemiklerin yoğunluğunun azalması ve kalitesinin düşmesi nedeniyle incelmesi ve gücünü kaybetmesi durumudur. Bu, ağrıya, sakatlığa neden olan ve günlük aktiviteleri son derece zorlaştıran kemik kırıklarına yol açabilir. Menopoza kadarki süreçte sağlıklı bir kemikte, kemik yapımı kemik yıkımından daha fazladır ama menopozdan sonra bu durum tam tersi olmaktadır. Menopozu takiben 5-7 yılda kemik yoğunluğunun %20’si kaybedilebilir. Östrojenin kemikleri koruması ve güçlendirmesinden ötürü menopozla birlikte azalması, kadınlardaki osteoporoz riskini erkeklerden daha fazla olmasına sebep olmaktadır. Hastalık dünya çapında 50 yaş üstü erkeklerin yaklaşık %6.3’ünü ve aynı yaş aralığındaki kadınların %21.2’sini etkilemektedir. Yaklaşık 10 milyon Amerikalının osteoporozlu olduğu bildirilirken, bunun %80’inin kadın olduğu tahmin edilmektedir [10]. Osteoporozun bazı risk faktörleri de bulunmaktadır; sigara, yetersiz fiziksel aktivite/egzersiz, alkol ve yüksek kafein alımı (Günde 5-6 fincan kahve ve kafeinli meşrubat), düşük kalsiyum alımı ve aile geçmişi gibi. 

Menopoz dönemine ne zaman ulaşılacağını belirlemek kolay değildir. Hormon testleri güvenilir sonuç vermeyebilir, çünkü bir gün kandaki değerler düşük gösterirken ertesi gün normal seviyesinde olabilir. Bu yüzden menopozu anlamanın en iyi yolu semptomlardır. 50 yaşlarına gelinmiş ve sıcak basmaları gibi şikayetler varsa bu, kan ve tükürük testlerine göre daha iyi bir işaret olabilir. Menopozdan sonra özellikle kemik sağlığına çok dikkat edilmelidir. Eğer çevrenizde veya ailenizde 50 yaşını aşmış, boyu kısalmaya ve omurgası öne doğru eğilmeye başlamış birisi varsa gecikmeden doktora başvurulmalıdır. 

Menopozdan sonra görülen kemik kaybını önleme stratejilerinin başında yaşam şekli ve beslenme gelmektedir. Sigara ve alkolden kaçınmak ve yeterli kalsiyum, D vitamini, meyve ve sebze tüketmek gerekmektedir. Ayrıca orta yoğunlukta yapılan ağırlık aktarmalı egzersizler kemik kütlesinin korunmasında oldukça faydalıdır ve önerilmektedir. Bir sonraki yazımda ise menopoz dönemine özel egzersizlerden ve faydalarından bahsedeceğim. O zamana kadar kendinize iyi bakın, sağlıcakla kalın.

Uzm. Fzt. Burçin ÖZYÜREK

KAYNAKÇA

[1] Ortalama insan ömrü yakında 90 yılı geçecek, 2020. https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ortalama-insan-omru-yakinda-90-yili-gececek. (Accessed 05.12 2021).

[2] V. Kontis, J.E. Bennett, C.D. Mathers, G. Li, K. Foreman, M. Ezzati, Future life expectancy in 35 industrialised countries: projections with a Bayesian model ensemble, The Lancet 389(10076) (2017) 1323-1335.

[3] G.D. Mishra, H.-F. Chung, A. Cano, P. Chedraui, D.G. Goulis, P. Lopes, A. Mueck, M. Rees, L.M. Senturk, T. Simoncini, J.C. Stevenson, P. Stute, P. Tuomikoski, I. Lambrinoudaki, EMAS position statement: Predictors of premature and early natural menopause, Maturitas 123 (2019) 82-88.

[4] A. Velez, Menopause Is Different for Women of Color, 2021. https://www.endocrineweb.com/menopause-different-women-color (Accessed 05.12 2021).

[5] P. Monteleone, G. Mascagni, A. Giannini, A.R. Genazzani, T. Simoncini, Symptoms of menopause — global prevalence, physiology and implications, Nature Reviews Endocrinology 14(4) (2018) 199-215.

[6] H.-F. Chung, N. Pandeya, A.J. Dobson, D. Kuh, E.J. Brunner, S.L. Crawford, N.E. Avis, E.B. Gold, E.S. Mitchell, N.F. Woods, J.T. Bromberger, R.C. Thurston, H. Joffe, T. Yoshizawa, D. Anderson, G.D. Mishra, The role of sleep difficulties in the vasomotor menopausal symptoms and depressed mood relationships: an international pooled analysis of eight studies in the InterLACE consortium, Psychological Medicine 48(15) (2018) 2550-2561.

[7] B.H. Foundation, Menopause and heart disease. https://www.bhf.org.uk/informationsupport/support/women-with-a-heart-condition/menopause-and-heart-disease. (Accessed 05.12 2021).

[8] M. Geukes, M.P. van Aalst, S.J.W. Robroek, J.S.E. Laven, H. Oosterhof, The impact of menopause on work ability in women with severe menopausal symptoms, Maturitas 90 (2016) 3-8.

[9] M. Rees, J. Bitzer, A. Cano, I. Ceausu, P. Chedraui, F. Durmusoglu, R. Erkkola, M. Geukes, A. Godfrey, D.G. Goulis, Global consensus recommendations on menopause in the workplace: A European Menopause and Andropause Society (EMAS) position statement, Maturitas 151 (2021) 55-62.

[10] What Women Need To Know: Menopause: A Time for Action. https://www.nof.org/prevention/general-facts/what-women-need-to-know/ (Accessed 09 October 2021).

buketakinci tarafından yayımlandı

Merhaba! Ben Doç.Dr. Buket Akıncı. Kardiyopulmoner rehabilitasyon ve koruyucu rehabilitasyona kafa yoran bir fizyoterapistim. Bilginin, bilgiye ulaşmak ve bilgiyi paylaşma yollarının hızla değiştiği şu günlerde "sağlıklı yaşam, fiziksel aktivite ve egzersiz" temalı derslerim için "nasıl daha iyi öğrenir ve öğretirim?" sorusundan yola çıkarak "egzersizatölyesi" konseptini oluşturduk. Bu konsept biraz karmaşık:) Azı benden, çoğu öğrencilerimden gelen içeriklerden oluşan bu sitede "öğrenme yolumuz"a eşlik edebilirsiniz!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: