Ağrı hayatımızın neresinde? ‘Kronik ağrı hakkında bildiklerimiz’

Merhaba sevgili Egzersiz atölyesi okuyucuları,
Ben Uzm. Fizyoterapist Nida Yekteuşakları. 2016 yılında İnönü Üniversitesinde lisans eğitimimi tamamladıktan sonra 2 yıl pediatrik rehabilitasyon alanında çalıştım. Daha sonra 2018 yılında Marmara Üniversitesinde Nörolojik Rehabilitasyon Yüksek Lisans programına başladım ve yüksek lisans eğitimimi 2021 yılında tamamladım. Şimdi ise doktora eğitimime Biruni Üniversitesinde devam etmekteyim.Şu anda nöroloji ve yutma rehabilitasyonu alanında çalışmaktayım.
Bu yazıda ağrı nedir, hayatımızın neresinde, biz neler yapıyoruz biraz bunlar hakkında
bahsetmek istiyorum.
Yazının başlığından da anlayabileceğiniz üzere ağrı ne yazık ki hepimizin hayatının bir yerinde karşısına çıkmıştır. Hepimizde farklı yerlerde ve farklı şiddetlerde olsa da ağrı hayatımızda kaçınılmaz bir gerçektir.
Cole Porter’ın 1926’daki ünlü şarkısında , “Acı denen bu şey nedir? Acı denen bu komik şey, onun gizemini kim çözebilir?” Acı, tıpkı aşk gibi, her şeyi tüketir ona sahip olduğunuzda, başka hiçbir şeyin önemi yoktur ve bu konuda yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Aşktan farklı olarak, aslında ağrının gizemini çözmeye başlıyoruz. 
Peki ağrı nedir?  Ağrı genel olarak üç sınıfa ayrılabilir:
  *Nosiseptif ağrı, potansiyel olarak dokuya zarar veren zararlı uyaranların saptanmasıyla ilişkili duyumu temsil eder ve koruyucudur.
  *İnflamatuar ağrı, doku hasarı ve bağışıklık hücrelerinin içeri süzülmesi ile ilişkilidir ve iyileşme gerçekleşene kadar ağrıya aşırı duyarlılığa neden olarak onarımı destekleyebilir. 
*Patolojik ağrıyı ise sinir sisteminin veya dokunun hasar görmesinden kaynaklanan bir hastalık durumu olarak tanımlayabiliriz.


Aslında güçten düşüren birçok hastalık gibi, kronik ağrının etkisi de toplumda, altta yatan mekanizmaları ve bu ilerleyici durumun geniş kapsamlı sonuçlarını takdir etmeyen sağlık hizmeti sağlayıcıları arasında bile yeterince anlaşılamamıştır. Araştırmacılar ağrı bilimini anlamada büyük adımlar atmış olsalar da, tıp camiasında bu hastalığın klinik bilgisi ve uzman yönetimi hala yetersiz kalmakta.

Covid19 önlemleri ve kapsamlarına bağlı olarak son 2 yıldır evlere bağlı olan bizlerin
hareketsizliğe bağlı kısıtlılıkları ve ağrıları da aynı oranda artmış görünüyor. Peki bilim bu konuda bize neler diyor, hangi tavsiyeleri veriyor ve biz nasıl bi strateji izliyoruz bunları birlikte inceleyelim.
Bu yazıda bir ağrı analiz çizelgesine bakalım. Bu çizelge, baskın ağrı mekanizmasının ne olduğunu açıkça belirlemeye ve ayrıca kronik ağrılı hastalarda biyopsikososyal faktörleri tetikleyen ve sürdüren faktörleri değerlendirmeye çalışır.

Peki ağrı hangi faktörlere bağlıdır?
*Somatik ve tıbbi faktörler
*Bilişsel faktörler
*Duygusal faktörler
*Davranışsal faktörler
*Sosyal faktörler
*Motivasyon.
Bu başlıkların her birinde farklı meslek dalları çalışmakta ve kronik ağrıyı yönetmede her bir başlık için ayrı bir tavsiye listesi verilebilir. Şimdi biz fizyoterapistler bu konuya nasıl yaklaşıyor onu konuşalım,

Kronik kas iskelet sistemi ağrılı hastalar genellikle ilk olarak fizyoterapistler tarafından tedavi edilir, ancak fizik tedavi müdahalelerinin kronik ağrıyı etkilediği mekanizmalar karmaşıktır. Çeşitli bağlamsal faktörler arasında terapötik ittifak (TA), terapötik süreç ve plasebo etkisi için esastır. Terapatik ittifak, hasta ve terapist arasındaki çalışma ilişkisi veya pozitif sosyal bağlantı olarak tanımlanabilir. Yani tedavi faktörlerinin arasında terapötik sürecin yanında fizyoterapistin hastayı anladığını gösteren detaylar da oldukça kıymetlidir.
Ağrı inançlarını, bilişlerini ve ilişkili davranışlarını ele almak, özellikle kronik ağrıda ve ağrı yönetiminde oldukça önemli bir konudur. Bu faktörler, aktivite engelleme düzeyi, ağrı davranış miktarı, yaşanan ağrının şiddeti ve ilişkili depresyon düzeyleri ile ilişkilendirilmiştir.
Eğitim, egzersiz, bilişsel davranışçı terapi ve diğer birçok farmakolojik olmayan yaklaşımın, tek başına veya farmakoterapi(ilaç tedavisi) le birlikte, faydaları ve geri ödeme engelleri konusunda farkındalık eksikliği nedeniyle yeterince kullanılmamasına rağmen, her tür ağrı için etkili olduğu gösterilmiştir
Peki biz bu Kas-iskelet sistemi ağrılarında nasıl ilerliyoruz?
• Tedavide merkeze hastayı almak yani hastanın bireysel bağlamına yanıt veren, etkili
iletişim kullanan ve ortak karar verme süreçlerini kullanan tedavilerle ilerlemek
• Ciddi patoloji olasılığı daha yüksek olanları belirlemek için
hastaları taramak
• Psikososyal faktörleri değerlendirmek
• Nörolojik tarama testleri, hareketliliğin ve/veya kas gücünün değerlendirilmesini
içerebilecek bir fizik muayene yapmak
• Sonuç ölçütlerinin kullanımı da dahil olmak üzere hastanın ilerlemesi değerlendirilmesi
• Hastalara durumları ve tedavi seçenekleri hakkında eğitim/bilgi sağlaması
• Fiziksel aktivite ve/veya egzersize yönelik yönetim sağlamak
• Manuel terapiyi yalnızca diğer kanıta dayalı tedavilere ek olarak uygulamak

• Özel olarak belirtilmediği sürece, ameliyattan önce kanıta dayalı cerrahi olmayan bakım
sunmak
• Aşağıdaki durumlarda radyolojik görüntüleme önerilir;

  1. Ciddi patolojiden şüpheleniliyorsa
  2. Koruyucu bakıma tatmin edici olmayan bir yanıt veya belirti ve semptomların
    açıklanamayan ilerlemesi olmuşsa yönetimin değişmesi muhtemeldir.

• İşin devamını veya yeniden başlatılmasını kolaylaştırmak en başta sayabileceğimiz
önemli faktörler arasında diyebiliriz

Ağrı insanın hayatını her yönüyle etkileyen iş hayatından ve sosyal hayattan kopmasına
neden olan karmaşık bir süreçtir. Ağrıya yaklaşım ise muhakkak hem biyolojik hem de
psikososyal yaklaşılması gereken çok yönlü bir durumdur. Biz fizyoterapistler sizlerin ağrısız bi yaşam sürmesi için her gün çabalamaktayız.
Herkese ağrısız günler dilerim,

Kaynaklar

  1. Friedrich, Martin, Julia Hahne, and Florian Wepner. “A controlled examination of
    medical and psychosocial factors associated with low back pain in combination with
    widespread musculoskeletal pain.” Physical therapy 89.8 (2009): 786-803.
  2. Baird, Andrew J., and Roger A. Haslam. “Exploring differences in pain beliefs within and between a large nonclinical (workplace) population and a clinical (chronic low back pain)population using the pain beliefs questionnaire.” Physical Therapy 93.12 (2013): 1615-1624.
  3. Fuentes, Jorge, et al. “Enhanced therapeutic alliance modulates pain intensity and muscle pain sensitivity in patients with chronic low back pain: an experimental controlled study.” Physical therapy 94.4 (2014): 477-489.
  4. Lin, Ivan, et al. “What does best practice care for musculoskeletal pain look like? Eleven consistent recommendations from high-quality clinical practice guidelines: systematic review.” British journal of sports medicine 54.2 (2020): 79-86.
  5. Clauw, Daniel J., et al. “Reframing chronic pain as a disease, not a symptom: rationale and implications for pain management.” Postgraduate medicine 131.3 (2019): 185-198
  6. Wijma, Amarins J., et al. “Clinical biopsychosocial physiotherapy assessment of patients with chronic pain: The first step in pain neuroscience education.” Physiotherapy theory and practice 32.5 (2016): 368-384.

buketakinci tarafından yayımlandı

Merhaba! Ben Doç.Dr. Buket Akıncı. Kardiyopulmoner rehabilitasyon ve koruyucu rehabilitasyona kafa yoran bir fizyoterapistim. Bilginin, bilgiye ulaşmak ve bilgiyi paylaşma yollarının hızla değiştiği şu günlerde "sağlıklı yaşam, fiziksel aktivite ve egzersiz" temalı derslerim için "nasıl daha iyi öğrenir ve öğretirim?" sorusundan yola çıkarak "egzersizatölyesi" konseptini oluşturduk. Bu konsept biraz karmaşık:) Azı benden, çoğu öğrencilerimden gelen içeriklerden oluşan bu sitede "öğrenme yolumuz"a eşlik edebilirsiniz!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: